Giriş

Powered By Saaraan

Haber Listesi

Kayıt ol

IsakoyuBOOK

Yeni üyeler

  • ERENLER
  • asiduh
  • uzidunun
  • egabicy
  • itumy

Etkinklikler

Etkinlik yok

Z?YARET

Bizim oralarda.. Ziyaret, yoksulluktur.. Çaresizli?in s???na??d?r.. Doktorudur hastalar?n.. Umududur .. Çaresidir dertlilerin.. Ac?lar?n, yakar??lar?n ruh verdi?i, can verdi?i umuttur onlar.. Kimi zaman bir kaya parças?, kimi zaman as?rl?k bir dut a?ac?, kimi zaman bir mezar kal?nt?s?d?r ziyaretler..

??te bu ziyaretler rivayet olunur ki, yürümeyeni yürütür, söylemeyeni söyletir.. Cans?z bedenlere can verir, k?s?r kad?nlar?n rahmine çifte çifte çocuk dü?ürür.. Sevda dü?ürür sevmeyenin yüre?ine..

??te bu yaz?m?z bizim oralarda ya?anm?? ziyaret olaylar? üzerinedir..

 

P?R CEV?Z

Do?du?unda el kadar bir ?eydi. Çelimsiz, s?ska.. Gün geçer, ay geçer bu s?ska çocuk geli?mez.. Bir ?ey yemez, zorla a?z?na verilen ?eyleri de ç?kar?r.. Ana yüre?i parçalan?r, çocu?una bir ?ey olacak diye.. Daha dünya yüzünü görmeden gidecek diye.. Çareler arar. Öyle ki kim ne derse, kim bir ?ey önerse hemen at?l?r.. Bir gün köylerine gelen akraba kad?nlardan biri kendisine bir ziyaretten söz eder..

Kileyk’te ki bir ziyaret. Ad? Pir Ceviz.. Oca?, ziyaret.. Öyle bildi?iniz ceviz a?açlar?ndan de?il.. Kökleri yedi kat yerin alt?nda.. Dallar? dayanm?? gö?ün tavan?na.. Öyle ki koca gövdesini on ki?i saramaz.. i?te hasta çocu?u götürüp bu pir cevizin dibine b?rak?yorsun. E?er çocuk a?larsa, korkmana gerek yok, çocuk ya?ayacak demektir. Yok e?er, çocuk a?lamazsa bil ki o çocuk kurtulmaz.. Çaresi yok derdinin..

Böyle anlat?r akraba kad?n. Anan?n yüre?ine bir kurt dü?mü?tür art?k. Bir türlü geli?meyen, iyile?meyen çocu?unun gelece?ini merak eder, bilmek ister.. Kocas?na açamaz konuyu.. Her s?rr?n? payla?t??? kom?u kad?nla konu?ur. Gitmek istedi?ini söyler Pir Cevize.. Kom?u kad?n vazgeçirmek ister ama nafile.. Anan?n kararl?l???n? görünce, “ bari ben de seninle geleyim, bir k?r?k çocukla yollarda yaln?z olmaz “ der..  Kom?u kad?n yaln?z ya?ar, hiç evlenmemi?tir.. Güzel de?ildir, ama alt?n gibi bir yüre?i vard?r. Herkeslere yard?m eder.. Yufka pi?iriyorsan ahtarac? al?r ve sac?n üzerinde çevirir.. Yay?k sall?yorsan, kar??na geçip birlikte sallar.. Tarlada yard?m eder, evde yard?m eder.. Herkesin derdiyle dertlenir, herkesin sevinciyle mutlan?r.. Köyde ki herkesin bir yak?n?, akrabas? gibidir..

Bir gün kocas?, kay?nlar?, onlar?n e?leri tarlaya giderler. Kendisi hasta çocu?u için evde kalm??t?r. ??te bu kom?u topal kad?nla birlikte, çocu?u al?rlar, e?e?in s?rt?nda yola koyulurlar.. Yol uzun.. hava s?cak m? s?cak.. Saatlerce giderler.. Ad? geçen köye var?rlar.. Köyün giri?inde köpük Pestili yap?lmaktad?r.. Bizimkiler aç, susuz.. Beklerler belki bir parça ikram ederler diye.. Ama kimse ilgilenmez bile..

Sora sora Pir cevizi bulurlar. Cevizi görünce ikisi de hayal k?r?kl???na u?rar. Pir ceviz hiçte öyle anlat?ld??? gibi büyük bir a?aç de?ildir.. Topal kom?u kad?n kendini tutamaz ve ;

-        K?z, bu koca pir ceviz dedikleri me?erse senin o?lan gibi s?ska bir?emi?, der.

Ana k?zar ona, alay etmemesini söyler..

Ana çocu?u kuca??na al?r. Bakar yüzüne. Nefes al?p veriyor mu belirsiz. Rengi solgun. E?ekle yap?lan bu uzun yolculuk onu daha da yormu?tur.

Çocu?u cevizin dibine indirecek; çocuk a?larsa.. Akraba kad?n öyle anlatm??t?.. Ya a?lamazsa.. Yüre?i yerinden ç?kacakm?? gibi çarpar.. Akl?na bir fikir gelir; çocu?u indirmeden can?n? ac?tacak, böylece a?lamas?n? sa?layacakt?r. Öyle de yapar, çocu?un minnac?k burnunu s?kar.. Çocuk minicik gözlerini aralar, dudaklar?n? buru?turur, surat?n? ek?itir, a?layacakm?? gibi yapar. Tam o s?ra da çocu?u cevizin dibine, üstelik te sertçe atar.. Yeter ki a?las?n.. Ve heyecanla, korkuyla arkas?n? döner, kulaklar?n? kapat?r. Topal kom?u kad?na seslenir;

-        K?z Allah’?n? seversen sen bak, a?layacak m??

Biraz sonra kad?n seslenir;

-        A?lad?, a?lad? senin s?pa.. Haydi gözün ayd?n.. Allah anal?, babal? büyütsün.

Ana co?kuyla o?luna ko?ar. Al?r kuca??na, öper, koklar.. Çocuk cevizin dibinde a?lam??t?r.. Kom?u kad?n öyle söylemi?tir.. Çocuk ya?ayacakt?r..

Tekrar binerler e?e?in s?rt?na.. Köyün ç?k???nda bir evden ekmek ve so?an rica eder, kar?nlar?n? doyururlar. Sonra da gerisin geri yola koyulurlar..

Evet çocuk ya?ar..

Hasta çocu?unu Pir Ceviz’e götüren Emo?un Ehmedin han?m? Zöhre halad?r.

Yard?msever kom?usu da, son nefesine kadar yan?nda oldu?u Gülbahar halad?r.

Çocuk mu, çocuk ta sevgili dostum Celal Güven’dir..

Y?llar geçer bu olaydan sonra.. Celal büyür, geli?ir, delikanl? olur.. Gülbahar hala bir gün Zöhre halaya ;

-        K?z Zöhre sana bir ?ey diyece?im, ama bana sövmeyece?ine söz ver, der.

Sonra da o s?rr? söyler;

-        Hani bebekken Celal’? Pir Ceviz’e götürmü?tük. Hani ben sana Celal a?lad? demi?tim. Ben o zaman sana yalan söyledim. Celal a?lamam??t?.

Gülü?ürler,

Ancak, Gülbahar hala Zöhre halan?n küfründen kurtulamaz.

 

A?CA BEY?N OCA?I

Köyde ki bir k?zam?k salg?n?nda ölen abisinin ad?n? vermi?lerdi ona. O ad? verirken de “ in?allah kaderi benzemez “ demi?lerdi. Evet, kaderi benzememi? hayatta kalm??t? ama üç ya??n? doldurmu? olmas?na ra?men hala yürüyemiyordu. Anne ve babas? ondan da ümidi kesmi? olmal?lar ki ara vermeden, bir çocuk daha yapm??lard?. Karde?iyle ya? fark? yaln?zca birdi. Karde?i ya??n? doldurmadan yürümü?, ama o üç ya??n? a?m?? olmas?na ra?men, bülbül gibi ?ak?mas?na, her ?eyi anlamas?na ra?men hala yürüyemiyor, sürünüyordu.

Ana ve babas? çocuklar?n?n bu haline üzülür, kahrolurlar. Köydeki ziyaretlere götürür anas?. Nice koca - kar? reçetelerini uygular, ama çocuk yürümez. Ak?am i?ten yorgun arg?n geldiklerinde çocuklar?na yürüme egzersizleri yapt?r?rlar. Biri bir kolundan tutar, di?eri öteki kolundan.. Ama nafile, çocuk bu halde bile ad?m atamaz, b?rakt?klar?nda ise yere y???l?r..

Bir gün köylülerden biri anaya, “ anam, senin o?lan?n dizinde galiba yel var. Çaresi de Narmikan köyünde. O köyde A?ca Bey’in Oca?? varm??. O?lan? oraya bir götürün “ der..

Anan?n içinde bir ümit ????? yanar. Ayn? durumda bir k?z çocu?u olan kom?u kad?na bundan söz eder. Kad?nlar kafa kafaya verip, yürüyemeyen bu iki çocu?u Narmikan’da ki A?ca Beyin Oca??’na götürmeye karar verirler. Atarlar çocuklar? e?eklerin s?rt?na yola koyulurlar..

Narmikan köyünden ak?ama do?ru dönerler. Aman, o da ne.. ?nan?l?r gibi de?ildir. Köyden  sürünerek giden çocuk, Narmikan’da ki ziyaretten yürüyerek dönmü?tür. Evet, bu bir mucizedir.. Evde tam bir bayram havas? vard?r. Anas?, babas? ve ebesi sevinçten, mutluluktan uçacak gibidirler.. Hele anas?, ebesinin deyimiyle “  kabarm?? horoz gibi ortal?kta dola?maktad?r. “

Olay köyde duyulur. Ve bu ziyaret bundan böyle dizinde, kolunda, belinde, velhas?l vücudunun her hangi bir uzvunda yel oldu?u dü?ünülen herkese umut olur.

Herkes çocu?u bu ziyaretin yürüttü?üne inan?r ve öyle anlat?r.

Onlar böyle inan?r da bakal?m ancak üç ya??nda yürüyebilen, bugünlerde k?rkl? ya?lar?nda olan kahraman?m?z ne dü?ünür. Olay? bir de ondan dinleyelim;

“   Hayal meyal hat?rl?yorum. ( ya da dinlediklerimden canland?r?yorum ) Evet yürüme ça??m çoktan geçmi? olmas?na ra?men, ben hala yürüyemiyordum. Benden çok çok sonra do?an çocuklar bile yürüyor, ko?uyor ama ben dört ayakl? gibi sürünüyorum. Evde bu durumumdan dolay? tart??malar olur, kavga edildi?i olurdu. Kimi zaman ac?yarak bak?l?r, kimi zamanda bu durumun sebebi benmi?im gibi k?zarak, öfkeyle bak?l?rd?.

Bir gün anam, beni iyile?tirecek bir ziyarete gidece?imizi söyledi. Ertesi gün, anam, ben ve kom?u k?z?yla anas? e?eklerin s?rt?nda köyden ç?kt?k. Yol uzun, güne? tepemizde. Derken önümüze büyük bir dere ç?kt?. Ad?na çay diyorlar. Gürül gürül su ak?yor. Anam ve kom?u kad?n kar??ya geçebilmek için suyun derin olmayan bir yerini arad?lar. Sonra e?eklerle suyu geçmeye çal??t?k. Ben bir ara suya bakt?m. Ve ba?lad?m a?lamaya; “ su bizi götürüyor “ diye bar bar ba??r?yorum. Anam “ Sana öyle geliyor, gözlerin akm??t?r. Kapa gözlerini  “ dedi. Bende öyle yapt?m.

Uzun bir yolculu?un sonunda ad? geçen köye geldik. Sora sora yel oca??n? bulduk. Bir kad?n kap?y? açt?, bizi içeri ald?. Anam ve kom?u kad?n bizleri göstererek derdimizin ne oldu?unu anlatt?lar. Kad?n bize gülümseyerek bakt?,  “ Evvel Allah, buradan yürüyerek gidecekler “ dedi. Yuvarlak ve kaygan bir ta?? benim dizlerimde, s?rt?mda gezdirdi. Ad?na “ cöher “ dedi?i topra?? yememi istedi. A?z?ma ald???m topra?? eveleyip, geveleyip yuttum. Sonra, kad?n beni kuca??na ald?.    “ Allah’?m ya yürüt, ya da can?n? al !.. “ deyip, bir delikten içeri att?. Karanl?k.. Kimseler yok.. Korkumdan tir tir titriyorum. Ba?lad?m a?lamaya, avaz?m ç?kt???nca ba??r?yorum. Anam belli ki beni merak ediyor, ama ziyarete bakan kad?n  “ korkma bir ?ey olmaz, ?imdi susar “ diyor. Evet, ben yürüyemedi?im için bacak kaslar?m geli?memi? olabilir ancak, bu aç???m? kapatmak için bolca konu?tu?umdan belli ki g?rtla??m, ses tellerim acayip geli?mi?. Ba??r?yorum da ba??r?yorum. Herhalde dayanamad?lar ç?kard?lar. Beni bu karanl??a att??? için kad?na dü?manca bakt?m, yürüyebilsem kaç?p gidece?im.

Benim durumumda olan kom?u k?za da ayn? tarifeyi uygulad?lar. O da bir güzel a?lad?. Sonra tekrar e?e?in s?rt? ve bizim köyün yolu.. Yine geldik o çok su akan dereye, çaya.. Sudan geçerken gene gözlerim akt?, suya dü?ece?im de su beni götürecek gibi oldum. Hemen kapad?m gözlerimi.

Anam beni kar??ya, çay?n kenar?na b?rakt? ve kom?u k?z?n? almak için geri döndü.

 Arkama bakt?m, gürültüyle akan dere.. Su beni al?p götürebilir.. Sonra o ziyaret denilen kara delik.. O delikten içeriye at?l???m.. Karanl?k.. Avaz?m ç?kt???nca ba??r???m, a?lay???m.. Korkular?m.. Benden çok çok sonra olan çocuklar bile yürürken benim hala sürüngenler gibi sürünüyor olmam.. Kimi zaman hor görülmem, kimi zaman bana ac?narak bak?lmas?.. vs. vs.

Herhalde tüm bunlar?n itici gücüyle kalkt?m aya?a.. Bir iki ad?m att?m. Sonra da ba?lad?m kaçarcas?na ko?maya..

Anam?n ç??l???yla, ürpererek oldu?um yerde durdum. Arkam? döndüm, anam suyun içinde.. Dü?e kalka bana do?ru gelmeye çal???yor.. Bir yandan da;

-        Aman Allah’?m, ?ükür Allah’?m yürüdü, o?lum yürüdü.. diye ba??r?yor.

Yan?ma geldi, s?r?ls?klam olmu?tu. ?leri at?l?p beni kuca??na ald?, gö?süne bast?rd?.. Sevinçten a?l?yordu. Sonra yere indirdi;

-        Hadi o?lum, bir daha yürü bakal?m, diyor, belli ki gördüklerine inanam?yor, beni test ediyordu. Ben biraz uzakla??yor, tekrar kendisine do?ru ko?uyordum.

Evet, art?k yürüyebiliyor, ko?abiliyordum..

O gün bugündür çok yürürüm, çok ko?ar?m.. Hiç arac?m olmad?, hiç direksiyon sallamad?m, hevesim de olmad?. Bir yerden bir yere mümkünse yürüyerek giderim. Bu durumumu elbet te psikologlar aç?klayabilir.

Ama bana göre, ben yürüyemedi?im o koca üç ya??m?n eksi?ini kapatmaya çal???yorum. “

( Sevgili dostlar, hikâyemizde ad? geçen ve ancak üç ya??n? bitirince yürüyebilen çocuk, bu sat?rlar?n yazar? Hasan Aksoy’dan ba?kas? de?ildir. )

Hasan Aksoy

 

** Yorum için üyelik şart -- Yorum yapmak istiyorsan siteye giriş yap.

Yorumlar   

 
# Hüseyin KARASLAN 02-09-2013 06:26
:-) Hasan Abi,
Kalemine yüreğine sağlık!! Keyifle okudum...
 
 
# hasan dinçer 02-09-2013 08:18
Hasan Abi,
Çok güzel anlatmışsın yüreğine sağlık.

HASAN DİNÇER
 
 
# Hüseyin Aksoy 15-09-2013 11:52
ABİ BU YAZINLA BİZLERİ ÇOCUKLUK YILLARIMIZA GÖTÜRDÜN,BAZEN İNSAN HESAPSIZ KİTAPSIZ SAF VE TEMİZ HALİYLE HEP ÇOCUK KALSAYDIK ÖZLEMİ ÇEKİYOR.YENİ YAZILARINDA BULUŞMAK ÜZERE MALATYADAN SEVGİLER.
 

Yazarlarımız


IMAGE
Hueseyin Aksoy
IMAGE
Süleyman Kılıç
IMAGE
Kevser Aydın
IMAGE
Hüseyin Dinçer
IMAGE
Mehmet Karaaslan
IMAGE
Hasan Aksoy
IMAGE
Hakan Dinçer
IMAGE
İsmet Avşar

Son yorumlar

  • 30.07.2014 09:02
    abdal musa lokmasında köy müzesini faliyete geçeçek

    Devamını oku...

     
  • 28.07.2014 08:08
    Hasan Abi, egemegine saglik, cok güzel olmus :)

    Devamını oku...

Copyright